Sibel Tüzün: "Müzik birleştirir, iyileştirir..."

Behice Bağ


Her şey bir telefonla başladı. Mülteci ve Göçmenlerin Yerel Entegrasyonu Derneği (MÜGYED) Londra Temsilcisi Cansu Denef Busun'dan refugeenewsturkey ekibine gelen bir telefonla. Londra merkezli Mavi Productions yetkilisi bir mülteci ve göçmen filmleri festivalini ortaklaşa organize etmeyi öneriyordu. Biz de öneriye öneriyle yanıt verdik. Film değil müzik festivali organize etmek daha iyi bir fikir gibi gelmişti bize. Önerimiz karşı tarafın da hoşuna gidip kabul görünce iş festivalin ismine kalıyordu. O noktada da sevgili editörümüz Anıt Baba'dan “Aynı Göğün Altında - Under the Same Sky” önerisi geldi ve hemen benimsendi. Sonradan oldukça çekişmeli bir oylama ile festivalin Türkçe adı "Aynı Gökyüzü Altında" olarak değişecekti.


Kim derdi ki sevgili Eda Çatalçam'dan başlayan ve kolektif bir katkıyla gelişen bu proje ünlü ve değerli bir sanatçımız olan Sibel Tüzün'ü ve daha bir çok birbirinden değerli müzisyeni (en çok da Mavi Productions ekibinin olağanüstü performansı sayesinde) kapsayan ve heyecanla beklenen bir festival olacaktı.

Sibel Tüzün'ün sanatçı duyarlılığı ile röportajımıza verdiği yanıtlar bize işte bunları anımsattı. Şimdi herkes ile birlikte 27 Mart saat 20:00'yi heyecanla beklerken, gelin röportajımızla başbaşa kalalım biraz:


Sayın Sibel Tüzün, festival basın komitesi olarak olarak size hoşgeldiniz diyor ve katılımınız için teşekkür ediyoruz. Kamuoyunun merakını gidermek için birkaç sorumuz olacak izninizle:“Aynı Gökyüzü Altında” Göçmen ve Mülteci Online Müzik Festivali’ne katılmaya nasıl karar verdiniz?


Merhaba, öncelikle çok teşekkür ederim ilginiz için. Festival'in fikir annesi ve organizatörlerinden olan sevgili Eda'nın, tüm heyecanıyla fikri benimle paylaşmasıyla başladı herşey. Festival'in adı sanki neredeyse benim cümlemdi; "Aynı Gökyüzünün Altında", o kadar inandığım bir kavram ki... Yeryüzü anne ve gökyüzü babanın çocuklarıyız biz. En çıplak, öz halimizle... Benim açımdan oldukça sıkışık bir döneme denk gelmiş olsa bile, bu oluşumun içinde yer almak istedim ve şimdi sizlerle beraberim.


İngiltere’de neler yapıyorsunuz? Yaşamınız ve müziğinizle ilgili gelecek planınız nedir?


Henüz alışma dönemindeyim İngiltere'de. Ülkenin sistemlerini öğreniyorum her konuda. Çocukların eğitimlerinden tutun da, telif hakları, iş prosedürleri. Evrak işleri inanılmaz vaktimi alıyor bu dönemde... 6 ay oldu buraya geleli ve yavaş yavaş düzene giriyor herşey, ama müziğimle ilgili şu an yapmak istediklerime başlayamadım aslında. Herşeyin bir zamanı vardır diyerek akışa bıraktım kendimi. Hayaller kuruyorum ve ön hazırlıklar yapıyorum bu dönemde. Bir de eskiden kurduğum hayallerimi güncelleyip gerçekleştiriyorum. 7’den 70’e hepimizin ihtiyacı olduğuna inandığım bir Temel Ses Eğitim programı hazırladım ve paylaştım bu dönemde. Yüzlerce kişiye ulaşmaya başladı, şimdi hedefim yüzbinlere, milyonlara ulaşabilmek bu eğitimle. Doğal nefesimiz ve gerçek sesimiz üzerine bir eğitim... Uzun yıllardan beri hayalini kurmuştum ve şükür gerçekleştirebildim. Müzik adına üretimlerimde ise, umuyorum yakın zamanda çiçekler açmaya başlayacak...


Festivali ilgi ile bekleyen müstakbel izleyicilerimiz için bizimle paylaşmak istediğiniz bir mesajınız var mı?


Bir olduğumuzu, birbirimize görünmez bağlarla bağlı olduğumuzu hissedebilmek için ne güzel bir alan bu festival. Müzik birleştirir, müzik iyileştirir... "Aynı Gökyüzü Altında", parçası olan her birimize ve bütüne ses olsun, iyilik olsun, güzellikler getirsin. Davetiniz ve röportaj imkanı için sonsuz teşekkürlerimle... İyi çalışmalar diliyorum, sevgiler gönderiyorum...


Vakit ayırıp sorularımızı cevaplandırdığınız için çok teşekkür ederiz.

 Bu web sitesi Sivil Düşün AB Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır.

Bu web sitesi içeriğinin sorumluluğu tamamıyla www.refugeenewsturkey.org ‘a  aittir ve AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

© refugeenewsturkey.org