Mültecilerin entegrasyonu için ulusal bir plan gerekli

Röportaj: Mustafa Azizoğlu


Türkiye, Avrupalı olmayan mültecilere mülteci statüsü vermeyip “şartlı mülteci statüsü” veya “geçici koruma statüsü” verdiğinden, bu tür göçmenler için ülkedeki uluslararası hukuk kapsamındaki koruma sınırlı kalıyor. Türkiye'nin hızla değişen, kutuplaşmış siyasi iklimi de zorunlu göçle ülkeye gelen göçmenlerin durumunu daha da zorlaştırıyor. Göçmenler, en düşük sosyal sınıflara sıkıştırılıyor, zihinsel ve fiziksel sağlık koşullarından dolayı zarar görüyor. Bununla birlikte göçmenler yine de Türkiye'de yuva kurmaya, ailelerini geçindirmenin yollarını bulmaya, çocuklarını okula kaydettirmeye ve sağlık hizmetlerine erişmeye devam ediyor. Yani, tutarlı bir ulusal politika olmamasına rağmen bir şekilde entegre oluyorlar.


Böylesi bir durumda göçmenlerin entegrasyonunun ana zorluklarını ele alan ve farklı paydaşlar için uzmanların hazırladığı politika önerileri büyük önem taşıyor. Bu amaçla, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi ve İsveç Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacılar, 2018 yılında İstanbul, İzmir, Şanlıurfa ve Ankara'daki paydaşlar ve zorunlu göçmenlerle yapılan görüşmeler ışığında bir rapor oluşturarak politika önerileri geliştirdiler. Biz de araştırma ekibinde yer alan Özyeğin Üniversitesi’nden Susan Rottmann’la, yaptıkları araştırmayı ve mültecilerin entegrasyonunda karşılaşılan sorunları konuştuk.



Mültecilerin topluma entegrasyonu denildiğinde ne anlamalıyız?


Entegrasyon hakkında düşünmenin pek çok yolu var, ancak temelde entegrasyon dediğimizde komşu olarak birlikte yaşayan insanların uyumlu ilişkilerinden bahsediyoruz. “Entegrasyon, kendimizi ve birbirimizi tanımak, farklılıkları takdir etmek, açık iletişim kurmak ve paylaşmaktır” şeklinde bir tanım yapabiliriz.


Suriyeli mültecileri Türk toplumuna entegre etmek neden gerekli? Entegrasyonun mültecilere ve bir bütün olarak Türkiye'ye getirdiği faydalardan bahsedebilir misiniz?


Entegrasyon hem mülteciler hem de mültecilerin içinde bulunduğu yerel topluluklar için çok faydalıdır. Mültecilerin istihdam, eğitim ve sağlık ihtiyaçları tam olarak karşılandığında, topluma verimli bir şekilde katkıda bulunabilirler. Medyada sıklıkla yazılanların aksine, mülteciler ülkelerin ekonomisine ille de zarar verir diye bir şey yoktur ve nadiren suç işlerler. İstihdam boşluklarını doldurabilirler. Pek çok mülteci son derece eğitimli ve ihtiyaç duyulan işleri yapacak niteliklere sahip.

Mülteci entegrasyonu yerel topluluklara fayda sağlar, çünkü insanlar birbirleriyle bire bir etkileşime girdikçe sosyal gerilimler azalır. Mültecilerin yemekleri, müziği, sanatı, dükkanları ve kutlamaları mahallelerini canlandırır ve kültürel zenginlik katar. Türkiye uzun zamandır kendine özgü ve güzel geleneklerini getiren göçmenlere ev sahipliği yapıyor. Turistlerin Türkiye’ye gelmeyi sevmelerinin nedenlerinden biri de bu. Çoğu insan, toplumun her üyesinin kendini rahat ve kabul edilmiş hissettiği sıcak ve şefkatli bir toplulukta yaşamak ister ve bu ancak göçmenlerin entegre olması, yani eşit ve değerli görülmesi ile mümkündür.


Türkiye Suriyeli mültecileri nasıl karşıladı? Entegrasyon seviyesi hakkında ne söyleyebiliriz?


Türk halkı, Suriyeli mültecilere çok sıcak davrandı. Araştırma boyunca yaptığımız görüşmelerde Suriyelilerin çoğu, kendilerine ciddi biçimde yardım eden Türk komşularını anlattı ve Türklerin hayırseverliğini ve iyiliğini övdü. Ancak son yıllarda Suriyeli mültecileri entegre etmek için daha çok şey yapılması gerektiği ortaya çıktı. Türkçe öğrenmek, düzenli bir biçimde iş sahibi olmak , çocuklarını okula kaydettirmek ve haklarına erişmek için mültecilerin daha fazla desteğe ihtiyaçları var. Komşularla olumsuz etkileşime giren pek çok göçmen var ve bunlar bazen istenmedikleri hissine kapılıyorlar. En ciddi sorunlardan biri çocuk işçiliği. Diğer yandan bazı çocuklar gittikleri okullarda zorbalığa maruz kalıyor.


Siyasi liderlerin uyum / entegrasyon konusunda halkla iletişim kurması önemli. Liderler, Suriyelilerin neden Türkiye'de olduğunu ve neden Türkiye'de kalmak istediklerini daha iyi açıklamalı. Türkiye'deki insanlar, mültecileri topluma dahil etmenin ahlaki ve pratik gerekçeleri hakkında bilgilendirilmeli. Ayrıca göçmenler ve yerel halkın birlikte nasıl yaşamak istediklerine karar vermeleri de önemli. İki grubun iletişim kurmasına ve karşılıklı anlayışı geliştirmesine yardımcı olmak için sosyal programlar ve eğitim programları, topluluk forumları veya yönetim konseyleri oluşturulabilir. Ayrıca, raporu yazarken bazı belediyelerin, göçmenleri projelerine dahil etmede gerçekten başarılı ve yaratıcı olduklarını gördük, bunlar diğer belediyeler için birer model olabilirler.


Hükümet politikalarının (veya eksikliğinin) mültecilerin Türkiye'deki entegrasyonuna etkisi nedir?


Aslında, bir tür resmi olmayan entegrasyon var, bunu hükümetin bu konudaki politikası olarak düşünebiliriz. Ancak Türkiye, bir ulusal entegrasyon planına sahip değil, bu da yerel yetkililer ve mülteci ihtiyaçlarını karşılamakla görevli diğer kişiler için kafa karışıklığına yol açıyor. Ulusal çapta bir koordinasyon olmadan, bazı alanlarda boşluklar kalıyor, bazı alanlarda da tekrarlayan hizmetler görebiliyoruz. İstanbul belediyelerinde mültecilere sağlanan desteklerde (siyasi parti farkı gözetmeden) büyük farklılıklar görmek beni çok şaşırttı.


AB-Türkiye ilişkilerinin Türkiye'deki mültecilerin entegrasyonu üzerinde nasıl bir etkisi var?


AB'nin Türkiye'deki göçmen sorunu üzerinde büyük bir etkisi var. Örneğin, 2016 yılındaki AB-Türkiye anlaşması göçmen hareketlerini sınırlandırırken, mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamak için milyarlarca Euro destek sağladı. Ancak AB’nin verdiği bilgilere göre, Türkiye, diğer ülkelerin aksine mülteciler için verilen desteklerinin kontrolünü BM kuruluşlarına bırakmıyor, kendi kontrol ediyor. Türkiye’deki mültecilerin entegrasyonunun sorumluluğu Türk devletine ait.


Entegrasyonun yönetişimindeki diğer aktörler (hükümet dışındaki) nelerdir? Etkilerini kısaca anlatır mısınız?


Hazırladığımız raporda, STK'ların, uluslararası kuruluşların ve yerel topluluk üyelerinin projelerini inceledik. Koordineli bir ulusal politika olmadığı için bu aktörler çok önemli. Entegrasyonu ve hatta doğrudan yardımı teşvik eden eğitimler ve programlar sağlıyorlar.


Konuyla ilgili genel kamuoyu görüşü ne yönde?


Bu konu araştırmamızın odak noktası değildi, ancak birçok rapor, Türkiye'deki halkın Suriyeli göçmenleri entegre etme fikrine olumlu bakmadığını gösteriyor. Göçmenler hakkında bilgi eksikliği ve yanlış bilgilendirmenin yanı sıra, toplumdaki göçmenlerin günah keçisi olmasına neden olabilecek diğer ekonomik, politik ve sosyal gerilimler de dahil olmak üzere bunun birçok nedeni var.


Mültecileri entegre etmenin daha kolay olduğu coğrafi bölgeler var mı? Neden?


Güneydoğu daha kolay görünüyor çünkü orada yaşayan insanlar Suriyelilerle tarihi ve kültürel bağları paylaşıyor. Öte yandan, İstanbul gibi büyük kozmopolit şehirler de göçmenleri başarılı bir şekilde içine çekebilen yerler (İstanbul zaten yıllardır birçok ülkeden gelen göçmenleri barındırıyor).


İşgücü piyasası olumlu mu yoksa olumsuz bir rol mü oynuyor?


COVID-19 salgını patlak verdiğinden beri birçok göçmen işsiz veya eksik istihdamda ve gerçekten çaresiz durumdalar. Çoğu göçmen kendi kendine yetebilmek ister, istihdam entegrasyon için çok önemli. Çoğu çalışma, Suriyeli göçünün Türkiye'ye olumsuz etkisi olmadığını, muhtemelen olumlu etkisi olduğunu gösteriyor. Öte yandan, göçmenler genellikle işyerlerinde kötü muameleyle karşılaştıklarını belirtiyorlar. Çalışma izni veya sigorta verilmiyor ve bazen çalışmalarının karşılığı gereken ödeme yapılmıyor.


Cinsiyet meseleleriyle ilgili bulgularınızdan bahseder misiniz? Suriyeli kadınların Türk toplumuna entegrasyonu daha mı zor?

Cinsiyet meseleleri açısından tablo karışık. Bazı Suriyeli kadınlar için göç geleneksel rollerin hoş karşılanmasına yol açarken, diğerleri yeni zorluklar ve sorumluluklar yüzünden daha fazla strese giriyor. Göçmenlerin geleneksel aile rolleri baskı altına girince boşanmaya ve aile içi şiddetin artmasına neden oluyor. Pek çok erkek, Suriye'de sahip oldukları evin geçimini sağlayan tek insan olma statüsünü koruyamıyor. Eşlerin ve çocukların da aile bütçesini destekledikleri ve böylece babaların rolleri ve ailelerin geleceği konusunda güvensizlik hissine girdikleri birkaç durum gördük.


Eğitimin rolü nedir?


Toplumun her birey için her ülkede eğitim şarttır. Suriyeli mülteciler eğitim almazlarsa topluma tam anlamıyla katkı sağlayamayacaklar.


Suriyeli mültecilerin Türk sağlık sistemine erişimi konusunda devam eden bir tartışma var. Kolay erişimin entegrasyonda önemli bir rol oynadığını düşünüyor musunuz?


Evet! Kesinlikle! Ve şimdi, COVID-19 salgını da varken, hepimiz sağlıklı olmazsak hiçbirimizin sağlıklı olamayacağının her zamankinden daha açık olduğunu düşünüyorum. Bu işte beraberiz. Herkes sağlık hizmetlerine erişimi hak ediyor, ancak bu aynı zamanda entegrasyon için de bir ön koşul. Amerika'daki akrabalarıma Türkiye'de yaşadığım için çok şanslı olduğumu, çünkü insanların her zaman temel sağlık hizmetlerine kolayca erişebildiklerini söylüyorum.


Sorunsuz bir entegrasyon elde etmek için bazı politika önerileri neler olabilir?


Raporda çok sayıda politika önerisi var, ancak onu en önemli olana indirgemem gerekirse:

• Devlet, yerel halk tartışmalarına da açık olan kapsamlı bir ulusal entegrasyon planı geliştirmelidir, böylece ev sahibi topluluklar Suriyelilerin süresiz varlığını kabul edip takdir edecek şekilde büyüyebilir.

• Belediyelerdeki ve diğer yerlerdeki en iyi uygulamalar ve başarılı sosyal uyum programları ülke çapında belirlenmeli, duyurulmalı ve uygulanmalıdır.

• Devlet, göçmenlerin resmi işgücü piyasasına katılımını artırmak için, iş aramalarına yardımcı olmak, çalışma izinlerini daha kolay almak için prosedürler oluşturmak ve göçmenleri resmi olarak işe alan işletmelere teşvikler sağlamak gibi stratejiler geliştirmelidir.

• Devlet, ebeveyn istihdamını sağlayarak çocuk işçiliğiyle mücadele etmeli ve her göçmen çocuğun Türk okullarına kaydolmasını (ve kayıtlı kalmasını) sağlamalıdır.

• Devlet, açık bir şekilde kamuoyuna duyurulmuş prosedürler ve şartlar dahilinde uzun vadeli ikamet ve vatandaşlığa giden açık bir yol sağlamalıdır.

• Devlet, kadın sığınma evlerinin sayısını artırmalı ve polis ve diğer hükümet personeline toplumsal cinsiyete dayalı şiddet konusunda eğitim vermelidir.