Afganistan'ın göç sorunu

Tahire Hosainy


Göç, tüm dünyada yaygındır. Göç, güvensizlik, işsizlik, cinsiyet ayrımcılığı, ırk, aile içi şiddet gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabilir. Afganistan tarihi ve istatistikler, Afgan göçünün uzun bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir.


1978 darbesinden sonra İran ve Pakistan'a büyük bir göç dalgası yaşandı ve Sovyet hükümetinin eylemleri ülkenin farklı vilayetlerinde hükümete karşı isyanlara ve direnişe yol açtı.


Sovyet işgali ve Afgan halkı ile Kızıl Ordu arasındaki savaşın tırmandırılmasından sonra göç selleri arttı. İran İslam Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı Yabancı Vatandaşlar ve Göçmenler Dairesi Genel Müdürü'ne göre, resmi istatistikler 800.000'den fazla Afgan vatandaşının İran'da doğduğunu göstermektedir. Bu istatistikler, Afganların uzun bir göç geçmişine sahip olduğunu gösteriyor ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne göre, birçok ülkede, bir kısmı göç ettikleri ülkelerde doğmuş ve şu anda aynı ülkede yaşayan iki nesil Afgan mülteci bulunuyor. Bu nedenle, bazı Afganların yaşamlarının yaklaşık otuz yılını başka ülkelerde mülteci veya göçmen olarak geçirdiğini söyleyebiliriz.


Taliban iktidarının 2001 sonlarında sona ermesine ve bu ülkede yeni bir sistemin oluşmasına rağmen maalesef halkın sorunları azalmadı.Afganistan'da işsiz gençliğin yükselişi bu ülkenin ciddi sorunlarından biridir. Son yıllarda işsizlik artmaktadır.Binlerce işsiz genç yasadışı olarak Afganistan'dan ayrılıyor ve iş bulmak için, zor göç yolunu seçiyor. Bugün, gençlerin ülkeden kaçışı olağan hale geldi. Afganistan'da sevdiklerinden birinin yurtdışında okumadığı veya çalışmadığı çok az aile var.


Bir diğer önemli sorun da ülkedeki ırk ayrımcılığıdır. Afganistan, farklı dil ve lehçelere - ırk - din - kültürel yapıya ve farklı gelenek ve göreneklere sahip farklı etnik grupların yaşadığı bir ülkedir. Nüfus açısından, dört büyük Özbek-Hazara-Tacik ve Peştun etnik grubundan hiçbiri tek başına Afganistan'daki nüfusun çoğunluğunu oluşturmamaktadır. Bu nedenle Afganistan, dünyadaki farklı etnik grupların kompozisyonu ve kültürel ve sosyal yapısı ile etnik azınlıkların ülkesi olarak adlandırılabilir. Afganistan'daki İnsan Hakları Komisyonu tarafından yapılan bir araştırmaya göre, ülkede var olan çok sayıda etnik köken, din ve dil göz önüne alındığında, Afganistan'daki ırk ayrımcılığı, ülkenin istikrarı ve güvenliği ve göçün artması için ciddi bir endişe kaynağı olmaktadır.


Ne yazık ki bu günlerde ülke halkı Taliban imajının yeniden inşasına ve Afganistan'ın Talibanlaşmasına tanık oluyor. Afgan hükümeti, Taliban'ı 'masum' olarak damgalamak için Taliban'ı 'hoşnutsuz kardeşler' ve 'Afgan çocukları' olarak etiketledi. Acı ve kanlı bir tarihi olan Taliban döneminin olayları o kadar şiddetli ve acımasızdır ki, yaşattıkları dehşeti ve Taliban'ın sistematik cinayetlerini ve Afgan kadınlarının Peşaver ve Dubai'de köle gibi satılmalarını kimse unutamaz.


Ülkedeki mevcut durum göz önüne alındığında, ülkede etnik ve dilsel ayrımcılık, yolsuzluk, baskı ve güvensizlik durdurulmadıkça hükümet grup veya bireysel göçü önleyemez. Bu nedenle hükümet bu konuda ciddi bir özen göstermek zorundadır. .