© refugeenewsturkey.org

Bu web sitesi içeriğinin sorumluluğu tamamıyla www.refugeenewsturkey.org ‘a  aittir ve AB'nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

 Bu web sitesi Sivil Düşün AB Programı kapsamında Avrupa Birliği desteği ile hazırlanmıştır.

Türk Tabipler Birliği sağlık hizmetlerine erişimde mülteciler arasında eşitsizlik yaratıldığı uyarısında bulundu

22/6/2018

TTB Merkez Konseyi, 20 Haziran Dünya Mülteci Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; Afganistan, Irak ve İran’dan Türkiye’ye gelen mülteciler sağlık haklarına sahip olmadığı ifade edildi.

 

 

Gazeteci Melis Gülden'in bildirdiğine göre Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi (TTBMK), 20 Haziran Dünya Mülteci Günü dolayısıyla açıklama metni yayımladı. Metinde yer alan ifadelere göre, Afganistan, Irak ve İran’dan Türkiye’ye gelen mülteciler sağlık haklarına sahip değil.

 

TTB açıklamaya bu yıl şiddet ve zulüm nedeniyle 43.1 milyon kişinin ülke içinde yer değiştirirken 24.4 milyon kişinin ise başka ülkelere sığınarak mülteci konumunda yaşıyor, sözleri ile başlıyor. Açıklamada yer alan bilgilere göre, yerinden edilenlerin yüzde 81 gibi bir bölümü daha yoksul ve gelişmekte olan ülkelere göç ediyor. TTB, dolayısıyla göç alan bu yerlerde kaynaklar daha çok paylaşılmak zorunda kalındığı için yaşanan sorunların da arttığını belirtiyor.


TTB, ülkede yaşayan 4 milyona yakın mülteci durumunda insanın Türkiye’nin yasaları ve mevzuatının evrensel ilkelere uygun olmaması sebebiyle zorluklar yaşadığının altını çizdi. Savaşın, şiddetin ve kitlesel sürgünün zorunlu yaşamsal tehlike durumu yarattığını belirten TTB’den yapılan açıklamada, “Geldikleri ülkelerde pek çok sorun gibi sağlık sorunları da yaşarlar. Savaş sonrası zorunlu göç ve kitlesel sürgüne uğrayanlarda yıllar sonra dahi yüksek oranlarda ruhsal hastalıklar görülür. Bu yüksek oran sadece savaş travmasına değil, aynı zamanda göç sonrası sosyo-ekonomik etkenler ve ayrımcılığa da bağlı olarak ortaya çıkar” ifadeleri kullanıldı.

 

"IRKÇILIK, SAVAŞIN YARATTIĞI BİR SONUÇ"

 

Savaşın nedeni ve sonucunun ırkçılık olduğunu, bunun da ruh sağlığı ve fiziksel sağlıkta bozulma ile güçlü ilişkilerinin olduğunu belirtilen açıklamada şunlar söylendi: “Irkçılık mültecilerin sorunlarının çözülmesini engelleyen, hayatlarını zorlaştıran en önemli etken. Bu nedenle şiddet, savaş, ırkçılık, ayrımcılık ve bunlarla ilintili olarak ortaya çıkan kitlesel sürgün ve zorunlu göçler, temel bir toplum sağlığı sorunu olarak ele alınmalı.”

 

Açıklamada Türkiye’de birkaç farklı sağlık uygulaması olduğunu, sağlık hizmetlerinin en son 4 Kasım 2015 tarihinde “Geçici Koruma Altına Alınanlara Verilecek Sağlık Hizmetlerine Dair Esaslar Yönergesi” ile düzenlendiğini belirtildi. Açıklamaya göre Suriyeliler kayıtlı oldukları yerde geçerli olmak üzere 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na göre Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında ve primleri Göç İdaresi tarafından ödeniyor.

 

Ancak TTB’ye göre, yapılanların yetersizken, Afganistan, Irak ve İran gibi ülkelerden gelen mülteciler ise bu uygulama ve haklardan yararlanamıyor ve bu konuda ayrımcılığa maruz kalıyor.

 

TTB’nin açıklaması, tüm mültecilerin Türkiye’de yaşayan herkes gibi eşit sağlık koşullarına sahip olması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi yönünde temennisi ile son buluyor.

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

  • Facebook Basic Black
  • Twitter Basic Black
  • Black Google+ Icon
Please reload