''Çözüm devletin etkili politikalar üretmesinden geçiyor''



İyi günler Yağmur hanım, Suriyeli mülteci çocukların eğitimi ile ilgili çalışmalarınızın olduğunu biliyoruz. Bu çalışmaların ışığında bu alanda yaşanan sıkıntılara ve bunların çözümlerine ilişkin görüşlerinizi almak isteriz, fakat her şeyden önce okuyucularımıza kendinizi tanıtarak başlayabilirseniz seviniriz.


Öncelikle merhabalar. İsmim Büşra Yağmur Umutlu. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi sosyoloji anabilim dalı öğrencisiyim. Öncelikle bu dönem yüksek lisans ders içeriği olarak Suriyeli Mültecilerin Entegrasyonlarını eğitim konusu üzerinden ele almaya çalışmıştım. Bir saha araştırması değildi, literatür verileri ile ortaya koymaya çalıştığım bir çalışma oldu. Öncelikle Suriyeli mültecilerin bu süreçte eğitime katılmaları konusunda birden fazla dezavantajlılık deneyimleri mevcut. Geçici koruma merkezleri ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından artırılmaya çalışılan bir okullaşma oranı olsa da bu oran yeterli değildir. Bununla birlikte okullaşma sürecine dahil olan çocukların da birbirinden farklı dezavantajlı deneyimleri ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki anadilde eğitim meselesi olarak karşımıza çıkar. Çünkü Türkçe öğretim ön plana çıkmakta ve bu bireylerin sosyal uyum süreçleri olumsuz etkilenmektedir. Çevreyle iletişim kuramamakta ve öğrenme öğretme etkinlikleri yetersiz kalmaktadır. Bu ise okulu bırakmaları gibi durumlarla sonuçlanabilmektedir. Bu noktada dil hazırlık sınıfları önem taşımaktadır. Bununla birlikte resmî okullardaki öğretmenlerin mülteciler konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmaması da bir diğer mesele olarak karşımıza çıkar. Dolayısıyla yalnızca Türkçe eğitim yerine çok dilli uygulamalar bu konuda daha barışçıl olacaktır. Bununla birlikte kayıt sorunu, geçerli diploma, rehabilitasyon süreçleri, materyal sıkıntıları gibi pek çok problem yaşanmaktadır. Aynı zamanda Suriye’den gelen her mülteciye eğitimsiz gibi davranılması bir diğer dikkat çekici durumdur. Oysa Suriyeli mültecilerin iç savaş öncesi kendi ülkelerindeki okullaşma oranları oldukça yüksektir.


Pandemi süreci Suriyeli mülteci çocukların eğitim hayatını nasıl etkiledi?


Pandemi süreci ekonomik anlamda mülteci çocukları çok olumsuz anlamda etkiledi ve eğitimlerini yarıda bırakarak ucuz iş gücü piyasasına dahil olmalarına sebep oldu. Bu çalışma alanlarında ise yeterince temiz çalışma ortamlarına sahip olmadıkları için covide yakalanma riskleri artmıştır. Çünkü bu çocukların çalışma alanları kalabalık ve düzensizdir.


Peki bu sorunlar nasıl aşılacak?


Bahsettiğimiz sorunlar, aşılması için sosyal bilimcilerin yapabileceği şey çalışmaları vasıtasıyla bu sorunları tüm yönleriyle ortaya koymak ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu konuda her aşamada devletin destekli olması gerekmektedir. Zira elbette bu sorunlar yalnızca ilgili STK’lar ve sosyal bilimciler tarafından aşılacak bir seviyede değildir. Devletin bu anlamda yapılan çalışmalar ışığında belirli politikalar üretmesi gerekmektedir. Öncelikle mültecilere karşı toplumsal ön yargıların aşılması konusunda farkındalıklar sağlanmalıdır. Zira ötekileştirilmeleri ileriye dönük toplumsal problemlere sebep olacaktır. Bununla birlikte bürokratik denklik koşulları sağlandığı takdirde Suriyeli nitelikli ve eğitimli bireyler ilgili yerlerde çalıştırılmalıdır. Öte yandan anadillerini de kullanabilecekleri ve asimilasyon korkusu yaşamayacakları bir durum yaratılarak seçmeli dersler vb. uygulamalar sağlanmalıdır. Psikososyal durumları ve travmaları için bir takım özel görüşmeler ve psikolojik yardımlar temin edilmelidir. Okullarda ayrımcı dil katiyen yasaklanmalı ve birlikteliğin önemi Türk öğrencilere anlatılmalıdır. Bugün yaşananın aksine medya aracılığıyla ön yargıyı aşabilecek söylemler ön plana çıkartılmalıdır. Sonuç olarak bunların tam anlamıyla gerçekleşmesi için güçlü bir devlet politikasına ihtiyaç duyulmaktadır.


Bu güzel röportaj için teşekkür ederiz. Ayrıca size mülteci çocukların eğitime katılmasıyla ilgili çalışmalarınızda başarılar dileriz.